Cenevre’de düzenlenen 112. Uluslararası Çalışma Konferansı’nda Türkiye’yi yakından ilgilendiren önemli bir karar alındı. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) bünyesinde, Türkiye’deki sendikal hak ve özgürlüklerin durumuyla ilgili bir karar tasarısı, yapılan oylamada 304 oyla kabul edildi. 147 ret ve 31 çekimser oyla geçen bu karar, Türkiye hükümetini sendikal hak ihlalleri ve insan hakları konularında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve ILO denetim organlarının kararlarını derhal uygulamaya çağırıyor.
Türkiye’nin, uzun süredir ILO’nun Standartların Uygulanması Komitesi’nin uzun listesinde yer alması ve özellikle 87 sayılı Sendika Özgürlüğü ve Sendika Hakkının Korunması Sözleşmesi’ne ilişkin ihlal iddiaları nedeniyle bu karar tasarısının gündeme geldiği biliniyor. Karar, sendikalara yönelik baskıların son bulması, toplu sözleşme ve grev hakkının engelsiz kullanılabilmesi gibi temel talepleri içeriyor.
Kararın Detayları ve Talep Edilenler
Kimler Talep Etti?
Norveç, İsviçre, Fransa ve Almanya işçi temsilcileri ile IndustriALL ve Building and Wood Workers’ International gibi uluslararası sendikalar tarafından ortaklaşa sunulan karar tasarısı, Türkiye’deki sendikal haklar ve daha geniş insan hakları konularında endişelerini dile getiriyor.
Ne Talep Ediliyor?
Kabul edilen karar tasarısı, Türkiye hükümetinden bir dizi önemli adım atmasını bekliyor:
- Sendika üyeleri ve liderlerine yönelik işten çıkarmaların ve baskıların sona erdirilmesi, haksız yere işten çıkarılanların görevlerine iadesi.
- Toplu sözleşme ve grev hakkının engellenmeden kullanımının sağlanması.
- AİHM kararları başta olmak üzere yargısal süreçlerin uygulanması, özellikle Osman Kavala davasına ilişkin kararların hayata geçirilmesi.
- Canan Kaftancıoğlu‘nun siyasi haklarının iadesi ve Hatimoğulları ile Sezgin Tanrıkulu‘nun milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması gibi süreçlerin gözden geçirilmesi.
- Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve İnsan Hakları Derneği (İHD) gibi sivil toplum kuruluşlarının özgürce faaliyet göstermesinin önündeki idari ve adli engellerin kaldırılması.
- Türk İş Hukuku ve sendikalarla ilgili mevzuatın (6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu) ILO standartlarına uygun hale getirilmesi için gözden geçirilmesi.
- Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının sağlanması.
- İnsan hakları savunucuları ve gazetecilere yönelik siyasi motivasyonlu suçlamaların sona erdirilmesi, tutuklu sendikacı ve insan hakları savunucularının serbest bırakılması.
- Sivil toplum kuruluşlarına yönelik siyasi güdümlü soruşturmaların durdurulması ve gazetecilerin güvenliğinin sağlanması.
- Özellikle Güneydoğu Anadolu bölgesindeki işçi hakları sorunlarına dikkat edilmesi.
Neden Gündeme Geldi?
Türkiye, ILO’nun temel sözleşmelerinden olan 87 sayılı Sendika Özgürlüğü ve Sendika Hakkının Korunması Sözleşmesi’nin uygulanmasında uzun süredir bazı sorunlarla karşı karşıya olduğu iddiaları nedeniyle eleştiriliyor. Bu karar, Türkiye’nin sendikal haklar konusunda uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmesi yönündeki beklentinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Oylama Sonuçları ve Türkiye’nin Tepkisi
Oylama Nasıl Gerçekleşti?
Karar tasarısı, Genel Kurul’da yapılan oylamada 304 delegenin “evet” oyuyla kabul edilirken, 147 delege “hayır” oyu kullandı ve 31 delege çekimser kaldı. Bu sonuç, kararın uluslararası platformda geniş bir destek bulduğunu gösteriyor.
Türkiye Ne Dedi?
Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, kararın kabul edilmesinin ardından bir açıklama yaparak duyduğu hayal kırıklığını dile getirdi. Bakanlık, kararın “geçersiz bilgilere” dayandığını ve “siyasi saiklerle” hazırlandığını savundu.
Bakanlık açıklamasında, Türkiye’nin ILO’nun aktif bir üyesi olduğu, çalışma hayatındaki şeffaflığı ve diyalog ortamını desteklediği vurgulandı. Öne sürülen konuların sendikal haklardan ziyade genel insan hakları ve yargı süreçleriyle ilgili olduğu, bu konularda da yargı yollarının açık olduğu belirtildi. Ayrıca, kararın ILO’nun “üçlü diyalog” ilkesine zarar verdiği ve uluslararası kuruluşun itibarını zedelediği ifade edildi. Türkiye’nin hukukun üstünlüğüne, demokrasiye ve insan haklarına bağlılığı yinelendi.
Bundan Sonra Ne Olacak?
ILO kararının bağlayıcılığı doğrudan olmasa da, Türkiye üzerindeki uluslararası baskıyı artırması bekleniyor. Türkiye’nin, özellikle AİHM kararları başta olmak üzere belirtilen konularda atacağı adımlar, uluslararası toplum ve sendikal hareket tarafından yakından takip edilecek. Bu karar, Türkiye’nin sendikal ve insan hakları sicili üzerindeki uluslararası gözetimi daha da güçlendirecek bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.