Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, dün Erzincan’ın İliç ilçesinde meydana gelen 4.3 büyüklüğündeki depremin ardından kamuoyuna rahatlatıcı bir açıklama yaparak, bu sarsıntının daha büyük bir depremin habercisi olmadığını belirtti. Uzman isim, depremin fay hatları üzerinde görülen olağan bir stres boşalması olduğuna dikkat çekti.
Perşembe sabahı saat 07.44’te yaşanan deprem, AFAD verilerine göre yerin 7 kilometre derinliğinde meydana gelmişti. Bölgede kısa süreli paniğe yol açan sarsıntı sonrası, gözler olası etkilerine ve gelecekteki risklere çevrilmişti.
Prof. Dr. Naci Görür’den İliç Depremi Analizi
Deprem Nerede ve Ne Zaman Oldu?
- Nerede: Erzincan’ın İliç ilçesi
- Ne Zaman: 22 Şubat 2024 Perşembe, saat 07.44
- Büyüklük: 4.3
- Derinlik: 7 kilometre
Neden Büyük Depremin Habercisi Değil?
Prof. Dr. Naci Görür, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İliç’teki depremin niteliğine açıklık getirdi. Görür, bölgenin Kuzey Anadolu Fayı’nın (KAF) Erzincan segmenti üzerinde yer aldığını hatırlatarak, bu tür fay hatları üzerinde küçük çaplı depremlerin sürekli olarak meydana geldiğini vurguladı. “Bu deprem, fay hatları üzerinde meydana gelen olağan bir stres boşalmasıdır ve yeni bir enerji birikimine veya daha büyük bir depremi tetikleyeceğine işaret etmez” ifadelerini kullandı. Bu sarsıntıların fayların kendi içinde hareket etmesinin doğal bir sonucu olduğunu belirtti.
Görür’ün açıklamaları, özellikle deprem bölgesinde yaşayan vatandaşların endişelerini giderme amacı taşıyor. Küçük depremlerin halk arasında panik yaratabileceğini ancak genellikle büyük felaketlere yol açmadığını belirten Görür, asıl riskin bölgedeki büyük fay segmentlerinde biriken enerji olduğunu işaret etti.
Erzincan İçin Asıl Risk Nedir?
Prof. Dr. Naci Görür, İliç depremi özelinde rahatlatıcı açıklamalarda bulunsa da, Erzincan ve çevresi için genel bir uyarıda bulunmayı ihmal etmedi. “Erzincan için asıl tehlike, KAF’ın Erzincan segmenti üzerindeki biriken enerjidir” diyerek, bölgenin yüksek sismik aktivite potansiyeline sahip olduğunu ve uzun vadede bu büyük fay segmentindeki gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı. Bu bağlamda, küçük depremlerin bölgedeki ana fay segmentinin aktivitesi hakkında doğrudan bir gösterge olmadığını, ancak sürekli olarak bölgenin sismik takibinin hayati önem taşıdığını ifade etti.
Afet ve acil durum yönetiminde bilinçli olmanın ve bilimsel verilere dayanarak hareket etmenin önemi, Prof. Dr. Naci Görür’ün bu açıklamalarıyla bir kez daha gözler önüne serildi. Vatandaşların doğru bilgi kaynaklarından beslenmesi ve gereksiz paniğe kapılmaması çağrısı yapıldı.