ABD ve İran arasındaki dolaylı müzakerelerin ikinci turu, nükleer anlaşmanın (Kapsamlı Ortak Eylem Planı – KOEP) yeniden canlandırılması amacıyla 9 Nisan Cuma günü Viyana’da başlayacak. İlk toplantının 6 Nisan’da yapıldığı ve tarafların yaptırımların kaldırılması ile İran’ın nükleer taahhütlerine geri dönmesi konularını ele aldığı bu kritik görüşmeler, diplomasi trafiğini hızlandırıyor.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı ve baş müzakerecisi Abbas Irakçi, görüşmelerin “yapıcı ve ileriye dönük” olduğunu belirtse de, anlaşmazlıkların ve zorlukların devam ettiğini vurguladı. ABD’nin İran Özel Temsilcisi Rob Malley’in de katıldığı bu dolaylı görüşmelerde, Avrupa Birliği, Rusya ve Çin’den diplomatlar arabuluculuk rolünü üstleniyor.
Viyana’daki İkinci Randevu: Gündem Ne?
Bu diplomatik çabaların merkezinde, 2015 tarihli nükleer anlaşmanın yeniden işler hale getirilmesi var. Anlaşma, İran’ın nükleer programını kısıtlayarak nükleer silah elde etmesini engellemeyi, karşılığında da İran’a uygulanan uluslararası yaptırımların kaldırılmasını öngörüyordu. Ancak dönemin ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin 2018’de anlaşmadan tek taraflı çekilmesi ve İran’a yönelik yaptırımları yeniden uygulamaya başlamasıyla kriz derinleşti. Buna karşılık İran da anlaşmadaki taahhütlerini aşamalı olarak azaltmaya başladı.
Mevcut Viyana görüşmelerinin ana gündem maddeleri, ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımların nasıl ve ne ölçüde kaldırılacağı ile İran’ın nükleer taahhütlerine tam olarak nasıl geri döneceği üzerine odaklanıyor. Her iki tarafın da bu konularda farklı beklentileri ve öncelikleri bulunuyor.
Tarafların Pozisyonları Kimler, Ne İstiyor?
- İran’ın Beklentisi: Tahran yönetimi, ABD’nin anlaşmayı bozan taraf olması nedeniyle öncelikle tüm yaptırımları kaldırmasını şart koşuyor. İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, defalarca ABD’nin ilk adımı atması gerektiğini belirtmişti. Irakçi de ABD heyetiyle doğrudan bir görüşme yapmayacaklarının altını çizdi.
- ABD’nin Yaklaşımı: Başkan Joe Biden yönetimi, nükleer anlaşmaya geri dönme niyetini açıkça dile getirdi. Ancak Washington, İran’ın da anlaşma kapsamındaki tüm taahhütlerine geri dönmesini bekliyor. ABD Özel Temsilcisi Malley, yaptırımların kaldırılmasına dair müzakerelere açık olduklarını ancak sürecin karşılıklı taahhütler üzerine kurulu olması gerektiğini ifade ediyor.
Diplomatik Sürecin Zorlukları ve Geleceği
Görüşmelerin yapıcı geçmesine rağmen, taraflar arasındaki derin güven eksikliği ve farklı öncelikler süreci oldukça karmaşıklaştırıyor. İran, ABD’nin anlaşmadan çekilmesiyle ortaya çıkan ekonomik zararın tazmin edilmesini de dolaylı yoldan talep ediyor. Öte yandan ABD, İran’ın bölgesel faaliyetleri ve balistik füze programı gibi nükleer anlaşma dışındaki konuları da gelecekte gündeme getirmek istese de, İran bu konuların mevcut müzakerelerin bir parçası olmadığını ısrarla vurguluyor.
Bu ikinci tur görüşmeler, nükleer anlaşmanın geleceği ve Orta Doğu’da potansiyel bir gerginlik azalması açısından büyük önem taşıyor. Viyana’daki diplomatik çabaların, tarafları ortak bir noktada buluşturup buluşturamayacağı merakla bekleniyor.