Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın Lokman Hekim Üniversitesi koordinatörlüğünde, Ankara ve İstanbul Üniversitelerinin işbirliğiyle yürüttüğü “Gelenekten Geleceğe: Aileye Değer Projesi”nin bir yıllık bilimsel araştırma sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. Proje, Türk aile yapısını derinlemesine inceleyerek karşılaşılan sorunları analiz etmeyi ve geleceğe yönelik çözüm önerileri sunmayı hedefledi.
Türkiye’nin aile değerlerini korumak, modern dünyanın getirdiği tehditlere karşı aileyi güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen proje, ülke genelinde 12 farklı NUTS-2 bölgesinde 50.000 haneden elde edilen verilerle gerçekleştirilen anketler ve 200 niteliksel mülakat ile kapsamlı bir veri setine ulaştı. Elde edilen bulguların, Türkiye’nin ulusal aile stratejisi ve eylem planına ışık tutması bekleniyor.
Projenin Kapsamı ve Metodolojisi
Proje, Türk aile yapısını çok boyutlu bir perspektiften ele alarak güncel durumu tespit etmek ve gelecek projeksiyonları oluşturmak üzere titiz bir metodoloji izledi. Bir yıl süren bu kapsamlı çalışmada şu adımlar uygulandı:
- Veri Toplama: Türkiye genelinde 12 NUTS-2 bölgesini kapsayan bir araştırmayla 50.000 haneden nicel veriler toplandı.
- Niteliksel Çalışmalar: Aile içi dinamikleri daha derinlemesine anlamak amacıyla 200 niteliksel mülakat yapıldı.
- Çalıştaylar: Akademisyenler, uzmanlar, sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumu temsilcilerinden oluşan yaklaşık 100 katılımcı ile 4 ayrı çalıştay düzenlenerek farklı perspektifler bir araya getirildi.
- Veri Analizi: Elde edilen toplam 18.000 sayfalık veri, özel bir yazılımla detaylı olarak analiz edilerek bilimsel bulgulara dönüştürüldü.
Bakan Göktaş’tan Aile Vurgusu: “Toplumun Temeli Aile”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, projenin sonuçlarını açıklarken yaptığı konuşmada, ailenin toplumun temel taşı olduğunu ve küresel düzeydeki tehditlere karşı korunmasının kritik önem taşıdığını vurguladı. Bakan Göktaş, Türkiye’nin genç nüfus avantajına dikkat çekerek, bu potansiyelin “Türkiye Yüzyılı” vizyonu doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Göktaş, ailenin geleceğine yönelik kapsamlı bir yol haritası niteliği taşıyacak ulusal bir aile stratejisi ve eylem planı hazırlığında olduklarını da sözlerine ekledi. Bakan, projenin elde ettiği bilimsel verilerin, bu stratejinin oluşturulmasında temel bir referans noktası olacağını ifade etti.
Üniversite Rektörlerinden Bilimsel Yaklaşım ve Öneriler
Lokman Hekim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Gültekin
Projenin koordinatörlüğünü üstlenen Lokman Hekim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Gültekin, çalışmanın bilimsel niteliğine ve elde edilen kapsamlı verilere dikkat çekti. Prof. Dr. Gültekin, Türkiye’nin aile yapısının birçok yönden hala bir “mutluluk adası” olduğunu belirterek, gelecekte ailenin güçlenmesi için “aile sözleşmesi” kavramının önemini vurguladı. Bu sözleşmenin; sevgi, saygı, sadakat ve sorumluluk gibi temel değerler üzerine inşa edilmesi gerektiğini ifade etti.
Ankara Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç, projenin disiplinlerarası yaklaşımını öne çıkardı. Prof. Dr. Saraç, ailedeki sosyal sermayenin, yani güven, dayanışma, saygı gibi değerlerin, toplumsal refah ve kalkınma için vazgeçilmez olduğunu belirtti. Projenin bu değerlerin korunması ve güçlendirilmesi için önemli veriler sunduğunu dile getirdi.
İstanbul Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Sayım Yağcı
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sayım Yağcı ise projenin aile dinamiklerini anlamadaki rolüne değindi. Prof. Dr. Yağcı, kadınların ekonomiye katkılarının ve sosyal güvenlik sistemlerinin aile yapısı üzerindeki etkilerinin önemine vurgu yaparak, araştırmanın bu alanlarda da önemli bulgular ortaya koyduğunu belirtti.
Geleceğe Yönelik Çıktılar
“Gelenekten Geleceğe: Aileye Değer Projesi”nin sonuçları, “Gelenekten Geleceğe: Aileye Değer” başlıklı bir kitapta toplandı. Bu kitabın ve proje bulgularının, gelecekteki aile politikalarının belirlenmesinde ve uygulanmasında önemli bir rehber niteliği taşıyacağı bildirildi. Proje, Türk toplumunun en temel kurumu olan ailenin korunması ve geliştirilmesi adına atılmış bilimsel ve stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.